5 Ocak 2012 Perşembe

3’üncü köprü ihaleye, İstanbul nereye? - Mehveş Evin - Milliyet / 05.01.12

Haftaya salı, yani 10 Ocak, İstanbul için önemli bir gün. Çünkü 3’üncü köprünün ihalesi yapılacak! Orman Fakültesi, sivil toplum “İstanbul’un ciğerlerine kıymayın” dese de kimin umurunda?


İstanbul’a 3’üncü köprünün yapılacağı seçim öncesinde açıklandı. Hatta güzergahı Başbakan’ın seçtiği söylendi. ‘Çılgın proje’nin açıklanmasıyla, ihalesi yapılmamış, kamuoyuna danışılmamış 3’üncü köprünün yeri, net bir şekilde ortaya çıktı.
Tabii spekülasyonlar da peşi sıra geldi.
Medya, köprüyle birlikte çehresi değişecek ‘sevimli Karadeniz köyü’ Garipçe’ye turlar düzenledi... Bir grup, “İstanbul trafiğinin rahatlaması için üç değil beş lazım” derken, bir diğer grup da 3’üncü köprünün İstanbul’a büyük zarar getireceğini savundu. Meslek odaları mahkemeye başvurdu.
Tartışmalar, her zaman olduğu gibi başka tartışmaların gölgesinde kaldı. Sanmayın ki 3’üncü köprü unutuldu! Hayır efendim, ihale tarihi bile belli... Üstelik mahkeme kararıyla köprü için ‘bilirkişi’ istenmesine rağmen, bilirkişi de atanmadı!
Üniversite raporu: Kıymayın!
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nin 3’üncü köprü raporunu inceledim. Yahu, bu raporu okuyanın bir gıdım vicdanı olsa, en azından kuralına uygun davranmaya çalışır. Çünkü 3’üncü köprü, tartışmasız bir şekilde İstanbul’a vurulan en ağır darbe olacak.
Neden?
1. ORMAN: İstanbul’un kuzeyinin ormanlarla kaplı olması, kent ve insanları için büyük bir şans. Çünkü bu ormanların özellikle karbon tutma ve havadaki tozları filtreleyerek ürettiği temiz hava, kuzeyden esen hakim rüzgârlarla kentin hava ve yaşam kalitesini artırıyor. Gelişmiş pek çok batı ülkesinin kent insanları ve ormancıları, ormanlarının kentlerine sağladığı temiz havayla gurur duyar.
2. SU: İstanbul’un kuzeyindeki ormanlar, aynı zamanda kentin içme ve kullanma suyu gereksinimini karşılıyor. Toplam su depolama kapasiteleri             817.6 milyon m3 olan Avrupa ve Anadolu yakasındaki baraj ve derelerin havzaları bu ormanların içinde... Belgrad Ormanları yüzlerce yıldır İstanbul’un su ihtiyacını karşılıyor.
3. EKOSİSTEM: Belgrad Ormanı biyolojik çeşitlilik açısından çok zengin; 402 bitki türü burada yaşıyor. Belgrad Ormanı’nda 42 tür gündüz kelebeği, 146 kuş türü, yaklaşık 22 memeli türü, çeşitli kurbağa ve sürüngenler yaşamını sürdürüyor. İstanbul ve çevresindeki orman alanları, dünyanın önemli kuş göçü alanlarından.
Kestiğinin yerine dikemeyeceksin
Dünyada biyoçeşitliliği tehdit eden etkenlerin başında, büyük yaşam ortamlarının yapılacak yollarla bölünmesi, bu nedenle de söz konusu ortamların kullanım şekillerinin değişmesi ve de yok olması geliyor.
Orman Fakültesi’nin raporuna göre, İstanbul ormanlarında yapılacak tahribatın kısa sürede giderilemeyeceği... Ve eski halini almasının çok güç olduğu üzerinde ısrarla durulmuş. Bunu özellikle yazıyorum, çünkü bazı cahiller “Kestiğimizin yerine dikeriz” diyerek insanları aptal yerine koyuyor.
Yok öyle bir dünya!
Kaldı ki hükümet, iklim değişikliğiyle mücadele için bazı sözler verdi. 3’üncü köprü ve Kuzey Marmara otoyolu, karbon salımlarını artırmak için doğrusu mükemmel bir seçim olacak!..
3’üncü köprünün şehre ve insan sağlığına getireceği zararlara daha gelemedim bile...


10 OCAK’TA ANKARA’DA

 t 3’üncü Köprü Yerine Yaşam Platformu, insanca bir yaşam, yaşanabilir bir İstanbul için “Köprü değil orman, köprü değil su, köprü değil toplu ulaşım” diyor.
t Platform, ‘İstanbul cinayetine teşebbüs suçunun’ işlenmesine engel olmak için 10 Ocak 2012 Salı günü, herkesi Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü önünde olmaya çağırıyor.



27 Aralık 2011 Salı

Cinayetin ihalesi 10 Ocak'ta


3. RANT KÖPRÜSÜNE KARŞI
İSTANBUL’U VE YAŞAMI SAVUNMAK İÇİN
10 OCAK’TA ANKARA’DAYIZ!
AKP hükümeti, “ustalıklarına” bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor. İstanbul halkının ve bilim insanlarının yıllardır “hayır” dediği 3. Rant Köprüsü Projesi ihalesinin 10 Ocak 2012 tarihinde yapılacağı açıklandı. 1992 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan tarafından “İstanbul’a karşı cinayet” diye nitelenen 3. Köprü projesi, 19 yıl sonra Başbakan Erdoğan tarafından büyük bir ustalıkla gerçekleştirilmek isteniyor. Bir kez daha görünüyor ki tek kıblesi rant ve yağmacılık olan AKP için, ustalık ikiyüzlülük, ileri demokrasi hukuksuzluk anlamına geliyor. Kendi kendisini “çevrecinin daniskası” ilan eden Başbakan için çevrecilik de HES’lerle, köprü projeleriyle, termik ve nükleer santral projeleriyle tüm su kaynaklarını, tarım alanlarını ve ormanlık alanları şirketlerin yağmasına açmaktan başka bir anlama gelmiyor.
Bir kez daha tekrarlıyoruz. 3. Köprü cinayettir çünkü: İstanbul’un trafik sorununu çözeceği yalanıyla gündeme getirilen 3. Köprü projesi için belirlenmiş olan Garipçe-Poyrazköy hattının neredeyse tamamı ormanlık alanlardan geçmekte ve proje, İstanbul’un ve Kuzey Marmara’nın kalan son doğal varlıklarını, ormanlık alanlarını, tarım alanlarını ve su havzalarını sermayenin işgaline açmaktadır. Öte yandan 3. Köprü projesi, deprem gerçeğini İstanbul halkına karşı yeni bir saldırı aracı haline dönüştüren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İBB tarafından, “Yeni İstanbul”, “Kanal İstanbul” gibi kentleşmeyi daha da kuzeye kaydırarak inşaat şirketlerinin ve arazi rantçılarının açgözlü iştahlarını gidermeyi amaçlayan çılgın yağma projelerinin anahtarı haline getirilecek; yoksul mahallelere dönük yıkım saldırılarını hızlandıracaktır.
Bir kez daha tekrarlıyoruz. 3. Köprü projesi hukuk dışıdır çünkü: AKP, İstanbul’a karşı bu büyük cinayeti tüm hukuksal engelleri yok sayarak işlemeye çalışmaktadır.1/100 binlik İl Çevre Düzeni Planı’nda, şehrin böyle bir projeye ihtiyacı olmadığı ve yapıldığı taktirde kente ve doğaya telafisi mümkün olmayacak zararlar vereceği yönündeki raporları dikkate almadan plan tadilatı yaparak; yeni yasalarla SİT kararlarını ortadan kaldırarak; projeyi Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci dışında tutarak; meslek odalarının, üniversitelerin ve bilim insanlarının rapor ve görüşlerine kulaklarını tıkayarak ve bilirkişi heyetlerinin olumsuz rapor verdiği, devam etmekte olan karşı davaların sonuçlarını beklemeden, bu cinayeti işleyecek sermaye grubunu seçmeye hazırlanmaktadır. 3. Köprü projesi, AKP’nin “ileri demokrasi” söyleminin, demokrasi ve hukuk açısından ne anlama geldiğini bir kez daha kanıtlamaktadır.
Ancak, çıraklık dönemini İBB’deki talanlarla başlatıp, ustalık döneminde İstanbul’u katletmeye hazırlanan; halkın ve bilimin sesini yok sayan AKP, İstanbul’un gerçek sahiplerinin sermaye grupları ve yandaşları değil, bu kentin her bir metrekaresinde emeği ve alınteri olan İstanbul halkı olduğunu unutmaktadır. Bizler, ormanlarımızı, mahallelerimizi, su havzalarımızı ve yaban hayatını, kısacası yaşamı savunmak ve AKP’nin “İstanbul cinayetine tam teşebbüs” suçunu işlenmesine engel olmak için, 10 Ocak 2012 Salı günü suç mahallinde olacağız. HES’lere; nükleere; termik santrallere; siyanürlü altına; kentlerin kamusal, tarihsel ve sanatsal varlıklarının yağmalanmasına; halkı kendi kentinde sürgün eden “kentsel-rantsal” dönüşümlere karşı ormanları, suyu, tabiat varlıklarını, insanı ve yaşamı savunanlar olarak  bu cinayete “dur” diyeceğiz.  
Bizim teklifimiz çok açık: İnsanca bir yaşam, yaşanabilir bir İstanbul için Köprü değil Orman , Köprü değil Su, Köprü değil Toplu Ulaşım İSTİYORUZ. Tüm yaşam savunucularını, 10 Ocak 2012 Salı günü Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü önünde olmaya çağırıyoruz.

SERMAYE DEFOL, İSTANBUL BİZİMDİR!
3. KÖPRÜ YERiNE YAŞAM PLATFORMU