27 Aralık 2010 Pazartesi

Yaşamı Savunanlar Kadıköy'de Buluştu

Sermayenin talanına karşı yaşamı savunanlar Kadıköy mitinginde buluştu. Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen binlerce insan ‘haramilerin saltanatını yıkacağız’ dedi

Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu sözcüsü Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yöneticisi Kader Cihan:Miting katılımcıların bileşeni açısından çok iyi oldu. AKP’nin doğayı talanında Anadolu’da HES’lerin yarattığı yıkıma direnenlerle büyük kentlerde kentsel dönüşüme karşı direnenler, İstanbul’da üçüncü köprünün yaratacağı yıkıma direnenler bir araya geldi. Kentte yaşayanlarının ulaşım, barınma ve temiz çevre hakkı talebini ortaya koyduğu bu miting gelecek için umut vaat ediyor.
İstanbul’un farklı mahallelerinde örgütlü bulunan hemşehri dernekleri, mahalle platformları, kitle örgütleri, siyasi partiler, platformlar, öğrenciler, emek ve meslek örgütleri Kadıköy’de düzenlenen mitingde buluştu. AKP’nin rant projesi olarak gündeme gelen Üçüncü Köprü’ye karşı gerçekleşen miting sermayenin doğayı ve kentleri talanına karşı mücadele edenlerin buluştuğu bir mitinge dönüştü.

Yüzden fazla örgütün oluşturduğu Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu’nun düzenlediği miting Beykoz, Sarıyer, Eyüp ve Beşiktaş’tan miting katılımcılarını Kadıköy’e götürmek için kaldırılan motorlarda atılan sloganlarla başladı. Miting katılımcıları İstanbul’un farklı mahallelerinden saat 12.00’de buluşmak üzere Kadıköy Tepe Naitillus’a ulaştı. Burada buluşan binlerce kişi HES’lere üçüncü köprüye, kentsel dönüşüme karşı sloganlarla kortejler halinde Kadıköy Meydanı’na yürüdü. Miting katılımcıları, genç, yaşlı, Rizeli, Munzurlu, işçi öğrenci, oldukça zengin ve coşkulu bir bileşenden oluştu.

Bu dava paranın yeşiline karşı ormanın yeşilini savunanlarındır
Kortejlerin tamamının miting alanına ulaşmasının ardından saat 14.00’de miting programı başladı. Kürsüde ilk sözü Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu adına Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yöneticisi Kader Cihan Yaptı. Cihan konuşmasında sermayenin saldırıları karşısında Kadıköy’de bir araya geldiklerini belirterek kendilerini birleştirenin doğası, insanı, tar,sel ve kültürel mirası, suyu ve toprağıyla İstanbul’u ve Anadolu’yu savunma davası olduğunu belirtti. Cihan konuşmasında sermayenin küresel krizden çıkış için araladığı, AKP hükümetinin ise3. Köprü, Tabiatı Talan yasasıyla ve kentsel yıkım yasalarıyla önünü açtığını belirtti.

Prof. Dr. Beyza Üstün: Biz de Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu olarak, Üçüncü Köprü Yerine Yaşam Platformu’nun çağrısıyla bu mitinge gelen platformlardan birsiyiz. Üçüncü köprü ve karşı durduğumuz diğer tabiat biyolojik çeşitliliğin korunması yasaları sadece İstanbul’un su havzalarını ormanlarını değil tüm Anadolu’nun ormanlarını ve su havzalarını talan ediyor. Bunların hepsinin arkasında ticarileşme var. Şirketlere devri var. O yüzden biz de üçüncü köprü gibi projelere tabiat biyoçeşitlilik gibi talan yasalarına karşıyız.
Üçüncü köprünün İstanbul’un elde kalan son doğal yaşam kaynaklarını tehdit ettiğini, son ormanlık alanların, talanı, su havzalarının kirlenmesi ve ormanlık alanların yok edilmesi anlamına geldiğini belirten Cihan, kendilerinin insanca yaşanacak bir kent istediğini belirtti.

Cihan’ın ardından TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı bir konuşma yaparak doğanın talanına karşı verilen mücadeleye devam edeceklerini ve kentsel dönüşüm projelerine hayır diyeceklerini belirtti.

Yaşamımızı şirketlere devrediyorlar
Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu adına kürsüye çıkan Prof. Dr Beyza Üstün yaptığı konuşmada suyun ticarileştirilmesinin önünü açan uygulamalara dikkat çekti. Üçüncü köprü ile Kuzey Ormanları’nın yok edileceğini söyleyen Üstün, sermayenin talanının Ergene ve Trakya havzalarını bitirdiğini, Küçükçekmece Lagünü’nü kirlettiğini bu sebeple Melen’den su taşımaya başlandığını hatırlattı.

Üstün konuşmasını sermaye ve hükümeti uyaran şu sözlerle sonlandırdı:
“Sermaye yandaşı STK’larınızla başaramayacaksınız. Su kullanım hakkı anlaşmalarınızla beraber vadilerden çekilinceye kadar İstanbul-İzmir otoyolu gibi projeler ortadan kaldırılıncaya kadar, biyolojik çeşitliliği tehdit eden yasaları geri çekene kadar örgütlü mücadelemiz sürecek.”

Üstün’ün konuşmasının ardından İstanbullu kentsel dönüşüm mağdurlarını temsilen Tozkoparan Mahallesi Derneği’nden Ömer Kirişçi bir konuşma yaptı. Kirişçi konuşmasında Türkiye’nin farklı şehirlerinde kentsel dönüşüme karşı sürdürülen direnişleri hatırlattı. Kadir Topbaş’ın “Mahalle dernekleri ne işe yarıyor? Yapmasanız da olur” sözünü hatırlatarak “Mahalle derneği kurmayıp İsviçre Bankası sevenler derneği mi kuralım” dedi. Mahallelerini rantçılara teslim etmeyeceklerini söyleyerek konuşmasını bitirdi.

Konuşmaların ardından İlkay ve Bandista söyledikleri ezgilerle mitinge katılanları coşturdu.


Hilmi Yarayıcı: Türkiye’de bugünlerde insan haklarıyla ilgili bir sürü şey konuşuluyor. Ama ne yazık ki insanın insanca yaşamını ortadan kaldıracak şeyler yapılıyor. Bunlardan bir tanesi genel anlamda doğanın katledilmesi. Su hem kirletiliyor hem ticarileştiriliyor. İkincisi köprü doğanın, çevrenin kirletilmesine yol açan bir proje. Doğanın katledilmesi, yaşama insana dair her şeyin ticarileştirilmesine karşı çıktığım için bugün buradayım.
Mitingden notlar
-Üçüncü köprüye karşı yapılan miting HES’lere, termik santrallere, GDO’ya, kentsel dönüşüme karşı mücadele edenlerin katılımıyla yaşam hakkı savunucularının buluşmasına dönüştü.

-Mitinge sadece İstanbul’dan değil Bursa, İzmit, başta olmak üzere Marmara bölgesinin farklı yerlerinden de katılım oldu. Bursa Su Platformu şehir dışından gelen katılımcılar arasında en kalabalık olan kortejlerden birisine sahipti.

-LOÇ Vadisi sakinleri HES’çi şirket Orya (Ümran Boru) önünde 19 gündür sürdürdükleri direnişi miting alanına taşıdı.

-TMMOB’ye bağlı odaların pankartları arkasında yer alan öğrenci üyeler ‘Köprüye mimar, mühendis olmayacağız’ sloganlarıyla yürüdü.

-Eylemde barınma hakkı için mücadele eden Ayazmalılar, Gülsuyu, Gülensu halkı, Tozkoparanlılar kendi kortejleriyle katıldı.

-AKP yağmasından payını alarak satışa çıkarılan okullara sahip çıkan Okuluma Dokunma İnisiyatifi de miting alanındaydı.

-Topbaş’ın piyasacı belediyecilik anlayışına ve ulaşım zamlarına karşı bir süredir eylemler yapan Halkevciler ‘İstanbul’un yağmalanmasına hayır, haramilerin saltanatını yıkacağız’ pankartıyla yürüdü.

-Mitingin en rağbet gören sloganı ‘AKP halka hesap verecek’ oldu.

-HES karşıtı mücadelenin simgesi haline gelen sarı yazmalar, Hemşinli kadınların başörtüleri alanın dört bir yanına yayıldı.

Sendika.Org












Üçüncü köprüye ‘Hayır’ diyenler Kadıköy’deydi

Üçüncü köprüye karşı Yaşam Platformu bileşenlerinin Kadıköy’de düzenlediği mitinge onlarca kurum katılırken, mitingde AKP iktidarının yaşam alanlarını yok eden uygulamaları protesto edildi.
İstabul Boğazı'na üçüncü köprü yapılmasına karşı olanlar bugün Kadıköy'de bir araya geldi.
Yetmişin üzerinde dernek, demokratik kitle örgütü ve siyasi partinin bir araya gelerek oluşturduğu Yaşam Platformu'nun Kadıköy’de düzenlediği miting renkli görüntülere sahne oldu. Davulların çalındığı, tulum sesinin her yanı sardığı mitingin Karadenizli katımcıları yöresel kıyafetleri ile dikkat çektiler. Platform bileşenleri dışında sanatçıların, akademisyenlerin de destek verdiği mitingin kürsüsünde “İstanbul’u ve Yaşamı Savunacağız, Haramilerin Saltanatını Yıkacağız” pankartı yer aldı.
Üçüncü köprü başta olmak üzere, doğayı talan yasalarına, HES’lere, kentsel dönüşüme, ve suyun ticarileştirilmesine karşı da düzenlenen miting, büyük bir buluşmaya dönüştü.

Ranta karşı mücadele ortaklaştırıyor

Miting öncesi soL’a açıklama yapan TMMOB İl Koordinasyon Kurulu’ndan Erhan Karaçay, üçüncü köprüde dahil olmak üzere, kentsel dönüşümle ilgili rant planları, mevcut torba yasasındaki yaşam alanları ile ilgili düzenlemelerin birer saldırı olduğuna vurgu yaparak, “Ülkemiz çok hızlı bir dönüşüm içinde, buna müdahil olunmazsa yıkımın bedeli çok ağır olacaktır. Bu eylemde bulunmamızın amacı toplumun bu uygulamalardan mağdur olan kesimleri ile beraber sesimizi duyurmaktır” dedi.

Sanatçı Hilmi Yarayıcı ise, insan hakları adına bir çok masal anlatıldığını ancak insan sağlığına dönük hiçbir olumlu adımın atılmadığını ifade ederek, “Üçüncü köprü tamamıyla ticari amaçlarla yapılıyor. Doğa ile ilgili her şeyin yıpratılmasına ticarileştirilmesine karşı olduğum için burada olma ihtiyacı hissettim” diye konuştu.

Kader Cihan: AKP sorumludur

Kadıköy Meydanı’na yapılan yürüyüşün ardından Platform adına konuşan TMMOB Orman Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Kader Cihan söz konusu olanın insan emeğini, yaşam alanlarını, İstanbul’u ve Anadolu’yu koruma davası olduğunu belirtti. Cihan, “AKP iktidarını, rant çevrelerini ve onların borazanlarını buradan bir kez daha uyarıyoruz: Kentleri, doğayı ve yaşam alanlarını katledenler de; İstanbul’a karşı cinayetler planlayanlar da; insana ve yaşama karşı suç üstüne suç işleyenler de sizlersiniz!” dedi.
Üçüncü köprünün İstanbul’un elde kalan son doğal yaşam kaynaklarına karşı büyük bir tehdit olduğunun altını çizen Cihan, ormanların talan edileceğini, kentsel yıkımın hızlanacağını ve Kuzey Marmara’nın tarım arazilerinin tahrip edilerek köylülerin yoksullaştırılacağını söyledi.

İstanbul halkının ulaşım sorununun yeni köprüyle çözülemeyeceğini kaydeden Cihan, “AKP iktidarı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul halkının ulaşım sorununu çözmek istiyorsa, petrol, otomotiv ve inşaat şirketlerinin değil, İstanbul halkının, işçilerin, sendikaların, emekten yana siyasi partilerin, çevre örgütlerinin sesine kulak vermelidir” diye konuştu. Cihan, AKP iktidarına seslenerek nükleer santrallerden, kentsel yıkım projelerinden ve üçüncü köprüden vazgeçilmesini istedi.

Cihan’dan sonra TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu adına Prof. Dr. Beyza Üstün ve Tozkoparanlılar Derneği adına Ömer Kiriş de birer konuşma yaptılar.
Miting esnasında, Loç Vadisi'nden kovulan kepçelerin tekrar çalışmaya başladığı duyurulunca alandan protesto sesleri yükseldi.

Onlarca dernek, kurum, sendika, parti oradaydı
Konuşmaların ardından İlkay Akkaya ve Bandista’nın şarkıları ile destek verdiği mitingin çok sayıda katılımcısı vardı. Mitingde, Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu, TMMOB, İstanbul Tabip Odası, KESK İstanbul Şubeler Platformu, İklim Adaleti Koordinasyonu, Allianoi Girişim Grubu, Ekoloji Kolektifi, GDO’ya Hayır, TÜKODER, ESP, Çiftçi-Sen, İMECE, Yalova Çevre Platformu, Gerze Çevre Platformu, Derelerin Kardeşliği Platformu, Halkevleri, Öğrenci Kolektifi, Çarşı Grubu, PSAKD, Yeşiller, Greenpeace, Konut Hakkı Koordinasyonu, Beylerbeyililer Derneği, Kuzguncuklular Derneği, Sarıyer Mahalle Dernekleri Platformu, kentsel dönüşüme karşı oluşturulan mahalle örgütleri, İkitelli Ayazma-Tepeüstü Kentsel Dönüşüm Projesi Mağduru Aileler, Vapurları Vermiyoruz Platformu, İstanbul Barosu, Bursa Su Platformu, Loç Vadililer, Hemşin sosyal Sorumluluk Gelişim Derneği, Perşembe Akşamı Bisikletçileri–Yalova, DİSK Emekli-Sen, Genel-İş, EMEP, ÖDP, TKP, SDP, Kaldıraç, AKA-Der ve Sosyalist Umut yer aldı.

(soL – İstanbul)

25 Aralık 2010 Cumartesi

YAŞAMI SAVUNMAYA KADIKÖY'E

İSTANBUL / VEDAT TÜRKALI

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul

Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok

Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir

Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez

Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakalarımın ağrısı

Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın